Boza nedir nasıl yapılır faydaları nelerdir

Boza nedir nasıl yapılır faydaları nelerdir sorusnun cevabı konumzuda mevcuttur. Son yıllarda yapılan araştırmaların, bozadaki nikotinik asitin kalp ve damar hastalığını önleyici etkilerinin yanı sıra başta deri kanseri olmak üzere her türlü kanseri önleyici etkileri olduğunu da gösterdi.

Boza nedir nasıl yapılır faydaları nelerdir
Boza nedir nasıl yapılır faydaları nelerdir

Genel olarak kış döneminde tüketilen boza, darı irmiği, şeker ve sudan yapılır. Mayalı ve gıda bakterilerinin yaşadığı bir içecek olduğundan dolayı muhafaza koşulları önemlidir. Şişelenmesi esnasında fermantasyonu süren bozanın çok hızlı olarak tüketilmesi gerekir.

Mayalanma anı esas tadın ortaya çıktığı andır.
Boza Faydaları

• A, B6, B12, C ve E vitaminleri içerir.

• Enerji vericidir. 1 Litresi yaklaşık 1000 kalori içerdiğinden, fiziksel aktivite gerektiren işlerde çalışan ve yüksek kalori diyetine ihtiyacı olan kişilere önerilmektedir.

• Birçok besin öğesini içerdiğinden dolayı “sıvı ekmek” olarak da adlandırılmaktadır.

• İçeriğindeki aktif mayalar ve laktik asit bakterileri probiyotik etki gösterir.

• Bozanın yapısındaki laktik asit, barsak florasını düzenleyici özellikte ve mide bezlerinin faaliyetine olumlu etki sağlamaktadır.

• Fermente besinlerle sindirim sistemine alınan laktik asit bakterileri, bağırsakta bulunan ve prokarsinojen maddeleri, karsinojen yapıya dönüştüren enzimlerin aktivitesinde azalma sağlaması sebebiyle insan sağlığı açısından önem taşır. Laktik asit bakterileri bağışıklık sistemini güçlendirir ve insan vücudunun patojenlere karşı direncini arttırır.

• Bozanın bir müddet bekledikten sonra üzerinde kabarcıklar oluşmaya başlaması ekşimiş olduğu manasına gelir.

• Bozanın hafif ekşimiş olanı, tatlı olanlarına nazaran laktik asit bakımından daha zengindir.

• Soğuk olarak ve üstüne tarçın serperek içilmesi tavsiye ediliyor.

• +4 derecede muhafaza edildiği takdirde bozanın ömrü sene ile ölçülebilir. Ayrıca boza beklediği için toksik olmaz. Sadece ekşir, köpürür.

• Ülkemizde genel olarak darıdan yapılan boza, arpa, mısır, buğday kullanılarak da yapılmaktadır.

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Uslu, ortaya ilk çıkışı 8-9 bin yıl önce Mezopotamya’ya dayanan bozanın, Türklerin göçleriyle dünyaya yayıldığını belirterek, “Boza, bu nedenle Türk içeceği olarak bilinmektedir. Faydaları saymakla bitmeyen bozanın tüketimi, maalesef geçmişe oranla günümüzde iyice azalmıştır” dedi.

BAĞIRSAK FLORASINI DÜZENLİYOR

Mayalı ve gıda bakterilerinin yaşadığı bir içecek olan bozada, mayalama esnasında son derece kıymetli ender gıda maddelerinin yanı sıra laktik asit, nikotinik asit gibi son derece kıymetli asitler üretildiğini ifade eden Uslu, şöyle devam etti:

“Zengin karbonhidrat, protein ve B vitamini içeriği nedeniyle halsizlik çeken, enerji ihtiyacı fazla olan kişilerin ve sporcuların özellikle tüketmeleri gerekir. Boza, içerdiği laktik asit nedeniyle bağırsak florasını düzenleyici role sahiptir. Mide bezlerinin faaliyetlerini olumlu etkiler. Zihin açıcı ve sinirleri dinlendirici etkisi vardır. Öksürük tedavisinde de kullanıldığı bilinmektedir.”

“BOZANIN KANSER ÖNLEYİCİ ROLÜ ÇOK AZ BİLİNİYOR”

Uslu, bozanın içerdiği mayalar sayesinde emziren annelerde süt yapımını artırdığını vurgulayarak, “Bozada bulunan nikotinik asit kötü kolesterolü azaltıcı, iyi kolesterolü de artırıcı etkiye sahiptir. Bu sayede özellikle şeker hastaların kardiyovasküler riski azaltıcı kalp ve damar sağlığını koruyucu etkileri de yapılan çalışmalarda ispatlanmıştır” diye konuştu.

Bozanın kanser önleyici rolünün çok az bilindiğini dile getiren Uslu, şunları kaydetti:

“Son yıllarda yapılan araştırmalar, bozadaki nikotinik asitin kalp ve damar hastalığını önleyici etkilerinin yanı sıra başta deri kanseri olmak üzere her türlü kanseri önleyici etkileri olduğunu da göstermektedir. Bozanın içindeki nikotinik asit vücudumuzda, bazı oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarında hidrojen atomları ve elektronların taşıyıcı olarak işlev gören bir koenzim olan nikotinamit adenin dinükleotite (NAD) dönüşmektedir. NAD’nin de enerji metabolizmasını uyararak ve hasar görmüş DNA yapılarını onararak, derimizdeki yıpranmış hücreleri yenileyici özelliği sayesinde özellikle cilt kanseri vakalarını önleyici özelliği hatırdan çıkarılmamalıdır. Bozanın bu faydaları dikkate alınarak, kış aylarının bu güzel içeceğinden bol bol içmeli ve sevdiklerimize ikram etmeliyiz.”

Evde Boza Yapımı

Malzemeler
3 bardak bulgur
2 kahve fincanı pirinç
3 bardak tozşeker
1 bardak eski boza ya da kibrit kutusu büyüklüğünde maya geniş bir kap

Yapılışı
Bulgur akşamdan bol su ile ıslatılır. Ertesi gün bulgur ve pirinç iyice ezilinceye kadar pişirilir. Mikserle çırpılır ve ince süzgeçten geçirilir. Bu karışım hafif ateşe konulur. İçine şeker katılır ve eriyinceye kadar karıştırılır. Sonra ateşten alınır. Bir yerde ılınmaya bırakılır. Arada bir karıştırılır. Ilındıktan sonra içine eski boza ya da ılık suyla ezilmiş maya katılır. İyice karıştırılır. Bu karışımın ağzı kapatılarak, 20-25 derecelik bir yerde, ara sıra karıştırılarak 2-3 gün bekletilir. İçinde göz göz hale gelmiş kabarcıklar görülürse olmuş demektir. Serin bir yere alınır. Soğuk servis yapılır. İsteğe bağlı olarak üzerine sarı leblebi ve tarçın ilave edilir.
Afiyet olsun

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz