İbn-i Sina

İbn-i Sina (Hekimlerin Piri) ; Yaşadığı dönemde Şeyhürreis, Batı dünyasında ise Avicenna olarak anılan büyük bir Türk ilim adamı ve hekimi olan Ebu Ali Hüseyin İbn Sina, 910 yılının Ağustos ayında Buhara şehrinin Afşane köyünde doğdu. Babası, Samanoğulları olarak da bilinen Samantler Devletinin sarayında kâtip olarak çalışan ibn Sina, ilk eğitimini babasından ve dönemin ünlü bilginlerinden olan İsmail Zahit ve Natıli’den aldı.

İbn i Sina

İbn-i Sina

Çalışmalarının çoğu astronomi, ekonomi, dilbilim, doğabilim, felsefe, fizik, geometri, kimya, mantık, matematik, metafizik, müzik, siyaset, teoloji ve tıp üstüne olan İbn Sina, 250 civarında kitap yazdı. Bu kitaplarının çoğu ise, tıp ve felsefe üzerineydi. Daha 16 yaşındayken pratik hekimliğe başladı, sonrasında resmî saray doktorluğu yaptı. Yazdığı 18 ciltlik Kitab eş Şifa (Şifa) isimli ansiklopedisiyle tıp konusunda şöhreti artan İbn Sina, hastalarını diğer hekimlerin aksine değişik metotlarla tedavi etmesiyle tanındı. Özellikle akıl ve ruh hastalarını müzikle tedavi etmesi, onun daha yaşadığı dönemden itibaren büyük bir doktor olarak anılmasına sebep oldu. Buhara Emıri Nuh lbni Mansur’u ağır hastalığından kurtarması, İbn Sina’nın hayatının dönüm noktası oldu, bu sayede Samanoğulları Devleti’nin saray kütüphanesinde çalışma izni alarak, pek çok kıymetli kitabı okuma fırsatı elde etti, vaktinin çoğunu da kitap okumak ve yazmakla geçirdi. Kitapları ve yaptığı çalışmalar dikkatle incelendiğinde, İbn Sina’nın bugün tıp biliminde geçerli olan pek çok ileri görüşünün bulunduğunu; örneğin o dönemde mikroskop olmadığı halde, hastalıkların gözle görülemeyen bazı yaratıklarca meydana getirildiğini sezmesi, sonradan adına mikrop’ denecek canlıların varlığından haberdar olduğunu göstermekteydi. Yazdığı El-Kanun fi’t Tıp (Tıp Kanunu) isimli kitabı ise. onun dünyaca şöhret kazanmasına ve bu kitabın orta çağda dört yüz yıl boyunca birçok dünya üniversitesinde ders kitabı olarak okutulmasına, birçok dünya diline de sayısız kere çevrilmesine neden oldu.

İbn Sina, tıp bilimi yanında, felsefi görüşleriyle de dünyaca meşhur bir düşünürdür. Birçok Yunanlı felsefeciyi okuyup araştıran İbn Sina, en çok Aristo’nun görüşlerini benimsemiş, deney ve akla dayanan bilgiyi önemsemiştir. Bunun yanında dini bağımsız bir bilgi alanı olarak ele alan bilgin, din ile felsefe arasında bağ kurmaya çalışmış, hikmet, metafizik, yaratıcı, yaratılış, peygamber, ahiret, aşk, tasavvuf, ahlak, varlık gibi konular üstüne felsefi çalışmalar ve açıklamalar yapmıştır. “Şifa” ve “Tıp Kanunu” gibi meşhur tıp kitapları ve ansiklopedilerinin yanında felsefi görüşlerini dile getirdiği ve günümüze “Kurtuluş Kitabı”, “Ahlak Konusunda Kitapçık”, “Belirtiler ve Uyarılar” isimleriyle çevirebileceğimiz kitapları halen okunmakta olan önemli kitaplar arasındadır. Doğu ve Batı kültürlerini geliştiren, kaynaştıran, dünya tarihinin en büyük bilim adamlarından ve düşünürlerinden bin olarak kabul edilen İbn Sina’nın, yazmış olduğu birçok Türkçe şiiri de bulunmaktadır. 57 yıllık kısa ömrünü bilime adayan. Batı da “Hekimlerin Kralı” olarak tanınan İbn Sina, 21 Haziran 1037’de Hamedan da vefat etmiştir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz